Kamu gücü kullanılarak tesis edilen bir işlem; kişilerin çalışma hayatını, mülkiyetini ve gündelik yaşamını doğrudan etkileyebilmektedir. Akduman Hukuk ve Danışmanlık; iptal ve tam yargı davaları, idari başvurular, disiplin süreçleri ve kamulaştırma uyuşmazlıkları başta olmak üzere idare hukuku alanında müvekkillerine hukuki destek sağlamaktadır. İdari yargıda sürelerin hak düşürücü nitelik taşıması nedeniyle sürecin en başından itibaren deneyimli bir avukatla yürütülmesi hak kayıplarının önlenmesi bakımından önem taşımaktadır.
İdare Hukuku Kapsamında Verdiğimiz Hizmetler
Büromuz, idari işlemin tebliğinden kanun yolu aşamasına kadar idari uyuşmazlıkların tüm evrelerinde müvekkillerine hukuki destek sağlamaktadır. Bu kapsamda verilen başlıca hizmetler şunlardır:
- İptal davaları: İdarenin tesis ettiği bir işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla ortadan kaldırılmasına yönelik davalardır. Yargılamada işlem; yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden denetlenmektedir.
- Tam yargı (tazminat) davaları: İdarenin işlem veya eylemleri nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazminine yönelik davalardır. İptal davasıyla birlikte veya ayrı olarak açılabilmektedir.
- İdari başvurular ve süreler: Dava öncesinde idareye yapılacak itiraz ve başvuruların hazırlanması ile hak düşürücü sürelerin takibini kapsamaktadır. Doğru merciye, doğru zamanda yapılan başvuru, sonraki dava sürecinin sağlıklı yürümesi bakımından belirleyicidir.
- Memur disiplin cezalarına itiraz: Kamu görevlileri hakkında verilen disiplin cezalarına karşı idari itiraz ve iptal davası süreçlerinin yürütülmesidir. Disiplin soruşturmasındaki usul eksiklikleri ve savunma hakkına ilişkin aykırılıklar bu davalarda öne çıkan denetim konularıdır.
- Kamulaştırma uyuşmazlıkları: Taşınmazı kamulaştırılan maliklerin bedele ve işleme ilişkin itirazları ile kamulaştırmasız el atma iddialarından doğan uyuşmazlıkların takibidir.
İdari Dava Süreci Nasıl İşler?
İdari yargılama; büyük ölçüde yazılı usule dayanan, dilekçeler ve dosya üzerinden yürüyen bir süreçtir. Sürecin başlıca aşamaları şu şekilde özetlenebilir:
İdari yargıdaki süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan, sürenin geçirilmesi dava hakkının yitirilmesine yol açabilmektedir.
İdari İşlemin Tebliği ve Süre Takibi
Süreç, çoğu zaman idari işlemin ilgilisine tebliğ edilmesiyle başlamaktadır. Tebliğ tarihi, dava açma süresinin başlangıcını belirlediğinden bu tarihin doğru tespit edilmesi ve belgelenmesi büyük önem taşımaktadır.
İdareye Başvuru
Bazı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce idareye başvuru yapılması gerekmekte, bazı hâllerde ise bu yol ilgilinin tercihine bırakılmaktadır. Başvurunun içeriği, muhatabı ve zamanlaması; dava açma süresinin işleyişini etkileyebilmektedir. Bu nedenle başvuru aşamasının hukuki destekle planlanması yerinde olmaktadır.
Dava Açılması ve Yürütmenin Durdurulması Talebi
Dava, kanunda öngörülen süre içinde görevli ve yetkili idari yargı merciinde açılmaktadır. İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte değerlendirilmesi suretiyle yürütmenin durdurulması talep edilebilmektedir. Yürütmenin durdurulması kararı, dava sonuçlanıncaya kadar işlemin etkilerini askıya alabilmektedir.
Karar ve Kanun Yolları
Mahkeme; dosyadaki bilgi ve belgeleri değerlendirerek iptal, ret veya tazminata ilişkin kararını vermektedir. Verilen karara karşı kanunda öngörülen hâllerde istinaf, istinaf incelemesinden geçen kararlara karşı ise belirli koşullarla temyiz yoluna başvurulabilmektedir.
Kanun yolu başvuruları da süreye tabi olduğundan kararın tebliğinden itibaren sürelerin takibi önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
İdari yargıda dava açma süreleri; uyuşmazlığın türüne, işlemin niteliğine ve tebliğ tarihine göre değişmektedir. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK) öngörülen bu süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan, sürenin geçirilmesi hâlinde dava açma imkânı kural olarak ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle işlemin tebliğ edildiği tarihin belgelenmesi ve sürecin gecikmeden bir avukatla değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Tam yargı davası; idarenin işlem veya eylemleri nedeniyle kişisel hakları doğrudan zarar görenlerin, uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminini idari yargıda talep ettikleri dava türüdür. İptal davasından farklı olarak bu davada işlemin ortadan kaldırılması değil, doğan zararın giderilmesi amaçlanmaktadır. Tam yargı davası; iptal davasıyla birlikte veya kanunda öngörülen koşullara göre ayrı olarak açılabilmektedir.
Kamu görevlisi hakkında verilen disiplin cezasına karşı, cezanın türüne göre ilgili idari mercilere itiraz edilebilmekte ve kanunda öngörülen süre içinde idari yargıda iptal davası açılabilmektedir. Yargılamada; disiplin soruşturmasının usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği, savunma hakkının tanınıp tanınmadığı ve fiil ile ceza arasındaki denge değerlendirilmektedir. Başvuru yollarının süreye tabi olması nedeniyle tebliğ tarihinden itibaren sürecin dikkatle takip edilmesi gerekmektedir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya ilişkin hukuki değerlendirme için avukata başvurunuz.


